Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Seferihisar depreminin 6. yıl dönümünde şehrin fay haritası hakkında bilgi verdi. Sözbilir, “İzmir’de Tuzla, Gülbahçe, Seferihisar ve Bergama faylarının belirli bir düzeyde tehlike barındırdığı anlaşılmıştır.”
Seferihisar depreminin 6. yılı
İzmir’in Seferihisar ilçesinde 30 Ekim 2020 tarihinde meydana gelen depremde Bayraklı ilçesindeki 8 bina tamamen yıkılırken 117 kişi hayatını kaybetti. Aynı zamanda Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı Deprem Bilim Kurulu Üyesi olan Prof. Dr. Sözbilir, 6,6 büyüklüğündeki depremin ardından, kentte yürütülen çalışmalar hakkında açıklamalarda bulundu.
Yapı stoku incelemeleri: Tsunami riski üzerinde duruldu
Sözbilir, depremin en çok Bayraklı ve Bornova’da etkili olduğunu hatırlatarak, o tarihten itibaren şehir genelinde yapı stokuyla ilgili araştırmaların daha fazla hızlandığını belirtti. Prof. Dr. Hasan Sözbilir, bu bağlamda İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Dokuz Eylül Üniversitesi arasında bir Deprem Master Planı çalışması başlatıldığını açıkladı ve şu ifadeleri kullandı:
Sözbilir, sorunlu yapı stoklarının deprem veya diğer afetler olmadan önce güçlendirilmesi ya da yeniden inşa edilmesi gerektiğine vurgu yaptı.
“Dirençli İzmir” projesi
Sözbilir, İzmir’i depreme hazırlamak için yürütülen ikinci projenin “Dirençli İzmir” olduğunu belirterek, “Bu çalışma AFAD Başkanlığı tarafından gerçekleştiriliyor. Şehrin tüm afetlere karşı dayanıklı olması adına bugüne kadar yapılanlar ile gelecekte yapılması gerekenler planlanmaktadır. Dünya Bankası’nın desteklediği bir proje dahilinde devam etmektedir.”
İzmir’de hangi faylar daha riskli?
Sözbilir, depremin ardından üniversite olarak kentteki faylarla ilgili çalışmalar yaptıklarını vurgulayarak, “Son 6 yılda kentteki ve deniz altındaki tüm fayları inceledik. Çalışmalar tamamlandı ve İzmir ölçeğinde hangi fayların daha tehlikeli olduğuna dair veriler elde ettik. Bu kapsamda özellikle Tuzla, Gülbahçe, Seferihisar ve Bergama faylarının belli ölçülerde tehlike barındırdığı ortaya çıkmıştır.” dedi.
Dokuz Eylüler Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir şunları kaydetti:
Daha önce meydana gelen deprem sonrası Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından yürütülen projelerin yanı sıra Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından afetten en fazla etkilenen Bayraklı ilçesindeki Manavkuyu, Mansuroğlu ve Osmangazi mahallelerinde toplamda 12 rezerv yapım alanı belirlendi.
Bu alanlardan ikisinde yaklaşık 200 bağımsız bölüm oluşturulup hak sahiplerine teslim edildi; geri kalan on alanda ise toplamda 1020 bağımsız bölümün inşaat çalışmaları sürmektedir.
Ayrıca binalarını yenilemek isteyen hak sahiplerine İklim ve Afetlere Dayanıklı Şehirler Projesi kapsamında yaklaşık 1600 bağımsız bölüm için kredi desteği sağlandı.